,
adana escort
,
NİYAZİ BİLİR
niyazibilir@bilirmatbaa.com.tr
Tarih 13.07.2017
Hit 868
Etiketler
İceriğe
ODAKLAN

NİYAZİ BİLİR


Tarihi Bir Geceydi 15 Temmuz



Sıcak bir yaz günüydü, eşim ve çocuklarım Giresun’da, ben Beykoz’da ki evimde yalnız kalıyordum, akşam saatlerinde Ataşehir’de bulunan işyerimden çıktığımda yol durumunda bir yoğunluk fark ettim ve zaman zaman kullandığım Çavuşbaşı üzerindeki yolu tercih ederek evime ulaştım.

Dışarda çardakta biraz oturup arkadaşlarla sohbet ettim. Saat 21 civarı eve çıktım bir şeyler atıştırıp televizyonu açtığımda şaşkına döndüm, nasıl daha ileriye taşıyabiliriz kaygısı yaşadığımız, nasıl daha faydalı oluruz, nasıl daha faydalı nesiller yetiştirebiliriz derdine düştüğümüz ülkemizde birileri darbe yapmaya kalkışmıştı.

 

İçim içime sığmıyordu, çağdaş ve demokratik medeniyetler seviyesine ulaştırmamız gereken ülkemizi birileri bizden alıp başka mecralara sürüklemeye çalışıyordu.

 

Ülkeyi bir Suriye bir Libya bir Mısır haline getirmeye çalışanlar amaçlarına ulaşmak için yollara düşmüş, köprülere barikat kurup ülke trafiğini felç ederek işe başlamışlardı.

 

Biranda kendimi dışarı attım sokakta kimse yoktu. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Tekrar eve döndüğümde telefonuma gelen mesajı gördüm.

Ak parti Beykoz ilçe teşkilatı tüm parti mensuplarını ilçe binasına davet ediyordu.

 

Hemen çıktım, ilçe binasına vardığımda dışarda kalabalık toplanmaya başlamıştı.

 

Bir yandan televizyon izliyor bir yandan devlet büyüklerinden gelen bilgileri dinliyorduk.

 

Saat ilerlemişti. Cumhurbaşkanımızı telefon bağlantısında televizyonda görmek günün en önemli faktörüydü.

 

İlçe binası önünde de tansiyon zaman zaman yükseliyor ülkemize yapılan bu haksızlığı sindiremiyorduk.


Cumhurbaşkanımızın meydana çıkalım çağrısı üzerine Belediye başkanı ve ilçe başkanı ile Hasan yavuz camisinin yanındaki çimlerden Fatih Sultan Mehmet köprü yoluna indik. Tanklar ve askeri araçların arasından silah sesleri geliyordu. Yol askerler tarafından iki yönlü trafiğe kapatılmıştı.


Beykoz'un gençleri tankların üzerinde yerlerini aldılar. 


Köprünün girişindeki karakolun önündeydim, uçaklar tüm Beykoz üzerinden de alçak uçuş yapıyordu.

 

Ablam aradı. Dedi kardeşim sen köprüye gitmişsin, senin üç çocuğun var, ne işin var oralarda.

 

Dedim abla, biz ülkemize böyle zamanlarda sahip çıkmayacaksak ne zaman sahip çıkacağız.

 

Tankların içinden askerler birer birer alınıyorlardı, bazıları korkudan çıkmaya cesaret edemiyordu, teslim olan askerleri kenarlarda bekleyen polislere teslim ediyorduk. askerleri oralara getiren rütbelilerse halkın geldiğini görünce kaçmışlardı.

 

Üzerine halkın çıkmasını engellemek için bir tankı üzerindeki namlusunu döndürerek araçları ve insanları öldürmek pahasına gidiyordu.

 

Gece ilerlemişti, ter içinde kalmıştım, sabaha doğru eve gittim, büyük ölçüde tehlike bertaraf edilmişti.

 

Bir kere daha anladım ki bizim kanımız bozulmuyor, kim ne yaparsa yapsın, nasıl yönlendirme olursa olsun, millet vatanına sahip çıkıyor. Tarihte yazdığı destanlara en zor şartlarda bile bir yenisini ekleyebiliyor.

 

Bir darbe gecesi millettin demokrasiye sahip çıkması sonucu bertaraf edildi…

 

Bundan sonrası milleti yönetenlere düşüyor.

 

Basit popilist politikalar yapmayı bırakıp biran önce ülkenin düzgün işlemeyen kamu kurumlarını, belediyelerini, hukuk sistemini, eğitim sistemini, güvenlik sistemini millet adına daha iyi iş yapar hale getirmeliler.

 

Yoksa birileri çıkar 10 aylık torununu, 14 yaşında ki oğlunu erken emekli olup devletten maaş alabilsinler diye birkaç gün sigortalı yapan birini bize yeni bir lider adayı diye sunar.

 

Belki saz çaldırırlar, belki halk adamı makyajıyla yeni bir gandi yaratmaya çalışırlar.

 

Kim bilir belki de yüzde %50.1’e yuttururlar ve biz bu insanın vereceği adalete mecbur kalırız.

 

Sevgi ve muhabbbetle…




1998 - 2017 © Görele Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz yazı, resim, videolar alınamaz. İçerik ekleyenlerin yazıları kendi sorumluluğundadır.
Görele bu sorunluluğu yüklenmez.

Görele.gen.tr'yi Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle