|
 |
| BÖLGEMİZDEKİ HAREKETLİLİK |
| 11 Haziran 2010 16:20 · Halil Kütük |
Son zamanlarda bir yerlerden talimat alan terör örgütü, her fırsatta güvenlik güçlerimize saldırıyor. Ne zaman, nereden geleceği belli olmayan saldırıların hedefleri de, biçimleri de değişmeye başladı. İlk defa İskenderun’da, Deniz Kuvvetlerine bağlı askerlere roketatarla saldırıldı. 31 Mayıs 2010, sabah saatlerinde nöbet değişiminde bulunan askerlerimiz hain bir saldırıya uğradı. 6 askerimiz şehit. Şehitlerimiz arasında, Görele, Köprübaşı nüfusuna kayıtlı, 20 yaşındaki Erhan Terletme de var.
Erhan Terletme, ailesinin tek evlâdı ve 3 aylık askerdi.
Şehidimiz Erhan Terletme başta olmak üzere bu saldırıda hayatını kaybeden askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yüce milletimize başsağlığı diliyorum.
31 Mayıs 2010, İskenderun saldırısından sadece birkaç saat sonra, Akdeniz de, Uluslar arası sularda, Mavi Marmara isimli, İHH’ya ait bir yardım gemimize İsrail tarafından saldırı düzenlendi. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı tarafından, “Rotamız Filistin, Yükümüz İnsani Yardım” sloganı ile 32 ülkeden 682 kişinin ve 6 geminin Gazze’ye insani yardım ulaştırması planlanmıştı. Ne yazık ki, yapılan saldırıda, 9 vatandaşımız hayatını kaybetti, 50’den fazla sivil toplum gönüllüsü yaralandı. İsrail’e götürülen insanlar, cezaevlerine dolduruldu, kendilerine insanlık dışı muameleler yapıldı. Bir sivil toplum kuruluşunun yaptığı organizasyona, uluslar arası sularda böylesine canice saldırılması dünyayı ayağa kaldırdı. Türkiye’nin kesin tavrı karşısında, yardım gönüllülerinin tamamı ülkemize ve ülkelerine gönderildi.
Gemi baskınında hayatını kaybeden insanlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar, bu organizasyona katılan herkese geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim.
Ne yazık ki, bu coğrafyada ayakta durabilmenin, yaşayabilmenin birtakım bedelleri var. Bölge ülkeleri asırlardır bu bedeli kanı ve canı ile ödüyor. Türkiye, son zamanlarda bölgeye barış ve istikrarın hâkim olabilmesi için, elinden gelen gayreti göstermeye çalışıyor ama bu maalesef şimdilik yeterli olamıyor.
Gemi baskını, dünyada taşları yerinden oynatmaya yetti. Bütün ülkelerden İsrail’e karşı protesto sesleri yükselmeye, Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması ile ilgili talepler artmaya başladı. Geçici de olsa, Mısır Refah sınır kapısını açmak zorunda kaldı. Türkiye, her alanda İsrail’i sıkıştırmaya çalışıyor.
BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin ile NPT (Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme) Antlaşması’na imza atmayan İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore Nükleer Enerji kullanıyor. BM Güvenlik Konseyi, İran’ın Nükleer Enerjiye sahip olmasına şiddetle karşı çıkıyor. Bölgesinde söz sahibi olmak isteyen Türkiye, Brezilya ile İran’a uranyumun takası anlaşmasını imzalatarak, İran’a yönelik olası ABD saldırısını şimdilik bertaraf ediyor. İsrail’in elindeki Nükleer enerjiye ses çıkarmayanlara gönderme yaparak, BM Güvenlik Konseyi’nin adaletli davranmadığını her fırsatta dile getiriyor. Irak örneğine bakılarak, İran’a karşı yapılacak bir saldırının sonuçlarının ülkemiz açısından çok daha kötü sonuçlar doğuracağını biliyor. Her zaman olduğu gibi bölgemizdeki hareketlilik bitmek bilmiyor.
|
Bu yazı 250 defa okunmuştur. |
 |
| » düzeltme |
sayın yazar, "İHH 'ya ait yardım gemimize " değil " KOMOR ADALARI BAYRAĞI TAŞIYAN MAVİ MARMARA İSİMLİ GEMİYE" diye yazmanız gerekmezmi? TÜRK GEMİSİ olsaydı bu saldırının BİR SAVAŞ İLANI olacağınıı UNUTMA.saygılarımla ··· 14/06/2010 20:47, göreleli |
 |
|
 |
|