Kaynak:Ali Bilir, Geçmişten Günümüze Tüm Yönleriyele Görele, Simurg Yayınları, İstanbul,2001 Bu bölümde yer alan bilgiler, yazarın izni alınarak ve kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir veya tamamı yayınlanabilir.
1900
yılından sonra Osmanlı İmparatorluğun’nun başkenti İstanbul’da o
tarihlerde peşpeşe kurulan, Beşiktaş Jimnastik Kulübü (1903), Galatasaray
Spor klübü (1905) ve Fenerbahçe Spor klübü (1907)’nün yaptıkları
futbol karşılaşmaları Doğu Karadeniz Bölgesi’nde zamanın gençliği
arasında diğer spor dallarına göre büyük ilgi uyandıran ilk spor dalı
olmuştu. Gençler, baba ve annelerinden uzak yerlerde gizli olarak “yamalık”tan
veya mezbahanelerden aldıkları hayvan suluklarından yaptıkları toplarla
mahalle aralarında veya dere boylarında buldukları sahalarda top oynuyorlardı.
Ancak,
Osmanlı İmparatorluğu’nun 1914 yılında I. Dünya Savaşı’na girmesi, Görele’nin
Çarlık Rusyası tarafından 1915 yılında işgal edilmesi, bununla da kalınmayıp
işgalin Harşıt Çayı’na kadar devam etmesi nedeniyle gençlik vatan’ın
kurtuluşu peşine düşüyor, bu nedenle de spordan uzak kalıyordu.
13
Şubat 1918’den itibaren işgal orduları geldikleri gibi birer birer işgal
ettikleri vatan topraklarından gittikten sonra o zaman il olarak bağlı
bulunduğumuz Trabzon ve çevresinde yaşama dönüş hızlanmış ve gençler
de açık açık futbol oynamaya başlamışlardı.
Trabzon’da
tatil günlerinde Kavak Meydanı’nda şimdi Avni Aker Stadyumu’nun olduğu
yerde gayri federe olarak oluşan takımlar arasında çok heyecanlı maçlar
yapılıyordu. Yediden yetmişe herkes meşin topun peşindeydi. 9 Eylül 1922 günü
Yunan Ordusu’nun İzmir’de denize dökülmesinden hemen sonra şimdiki
Trabzonspor’un çekirdeğini oluşturan sarı-kırmızı renklerde Trabzon İdman
Ocağı kuruluyor, bunu İdman Gücü takip ediyordu. Bu gelişme Görele gençliğini
de etkisi altına almıştı. Trabzon İdman Ocağı futbol takımında, eğitimlerini
Galatasaray Lisesi’nde tamamlayan Mehmet Rıza Kuğu ve kardeşi Süleyman Kuğu’nun
bulunması ve Göreleli olmaları nedeniyle futbola ilgileri gün geçtikçe artıyordu.
Futbol, Görele gençliğinin oynadığı tek oyun oluyordu. Mehmet Rıza Kuğu
ve kardeşi, Görele’ye geldiklerinde ise maçlar yapılıyor; kardeşler
tarafından futbol oyun kuralları gençliğe öğretiliyordu. Bu arada Trabzon
İdman Ocağı da Mehmet Rıza Kuğu ile başarıdan başarıya koşuyor; Mehmet
Rıza Kuğu takımın kaptanlığına yükseliyor, ‘’Kaptan Rıza’’ adıyla
üne kavuşuyordu.
Hayatının
tamamını spora ve gençliğe adayan bu büyük spor adamı Mehmet Rıza Kuğu,
Trabzon'dan sık sık Görele'ye gelmekte ve gençlerle ilgilenmekte, futbolun
gelişmesi için çalışmalar yapmakta ve spor kulübü kurarak bir futbol takımı
oluşturmak için gayret göstermekteydi.
Kaptan
Rıza’nın bu çalışmaları 1922 yılından 1925 yılı baharına kadar sürmüş,
Trabzon’dan sonra da Görele’de spor kulübü kurulmasını sağlamıştı.
Mehmet Rıza Kuğu kuruluş çalışmaları aşamasında, 1925 yılının Temmuz
ayında kurucu üyelerle toplanıyor, hazırlıkları ve tüzüğü 12 kasım
1925 tarihinde kaymakamlık makamına teslim ederek ‘’Yeşil Yalı İdman
Yurdu Gençlik ve Spor Kulübü’’’nü kurmuş oluyorlardı.. Takımın
forma rengini de ‘’Yeşil-Beyaz’’ olarak belirleyen ilk kurucular şunlardır:
Enver İshakbeyoğlu (öğretmen), Salim Süha Göksan (öğretmen), Yusuf Ülgen
(tahrirat katibi), Tahsin Karadeniz (tüccar) ve Mehmet Rıza Kuğu. Bu kişiler
aynı zamanda Görele’de sporun başlangıcına önderlik eden kişiler
olarak; Görele’nin spor tarihini başlatmış oluyorlardı.
Kuruluştan
sonra Görele Yeşilyalı İdman Yurdu, 1930 yılına kadar civar ilçelerde
gayri federe kulüplerin futbol takımları ile bir çok maç yapmıştır. Takımın
o zamanın şartlarına göre maçlara, deniz yoluyla, sandal ve motorlarla
gittiği belirtilmektedir.
1930
yılından sonra ise futbol, artık merkez ilçe gençliğinin oynadığı oyun
olmaktan çıkmış, köy ve mahallelere de yayılmaya başlamıştı. Bilhassa,
Devge köyü gençliği en çok etki altında kalan kesimdi. Onlar, 1930 yılı
başlarında kendi aralarında takım kurup, maçlar yapmaya başlamışlardı.
Köylerinin alt tarafından geçen dere boyuna kendi gayretleri ile bir futbol
sahası yapmış olduklarından bir ayrıcalıkları da vardı. Top oynamaya yer
bulamayan gençler bu yeni sahaya akın ediyorlardı.
Yeşilyalı
İdman Yurdu, sporla ilgili faaliyetlerini aralıksız sürdürmekte, futbolu ilçenin
tüm yöresine yaygınlaştırmaya, yeni takımların kurulmasına yardımcı
olmaya çalışıyordu. Nitekim, 1935 yılında ‘‘Tepebaşı İdman
Yurdu’’ kurulmuş, çevre takımlarla maçlar yapmaya başlamıştı.
1936
yılına geldiğimizde, ‘’Görele Yurtgücü İdman Ocağı’’ kuruluyor
ve ‘’Görele Spor Tarihinde’’ yerini alıyordu. Görülüyor ki kurulan
takımların örnek aldıkları takım, Yeşilyalı İdman Yurdu, yaşamını
II. Dünya savaşı nedeniyle 1941 yılında çıkan ‘’İlçelerde bulunan
birden fazla spor kulüplerinin ‘Gençlik ve Spor Kulübü’ adı altında
birleştirilmesi’’ hususundaki kanun gereğince aynı yıl diğer kulüplerle
birleşerek yaşamına son veriyordu.
Kuruluş
döneminde; Yeşilyalı İdman Yurdu’ndan sonra Tepebaşı İdman Yurdu ve
Yurtgücü İdman Ocağı kurulmuştu.
1926
Martının ilk haftasında oynandığı anlaşılan müsabakayı Yeşilyalı,
Giresunspor karşısında 2-1 mağlup tamamlamıştır. Bu maç zamanın kayıtlarına
aşağıdaki gibi geçmiştir.
Giresun’un
yanı başında zaman zaman varlık ve uyanıklık haraketleri gösteren güzel
ve şirin Görele bu sene Mıntıka Futbol Birinciliği maçlarına iyi ve fenni
yetişmiş bir takım çıkarmak suretiyle gençlerinin faaliyeti ve müsaidesi
hakkında bir fikir vermiş oldu.
Görele
takımı bayramdan bir gün evvel Hilâl vapuruyla Giresun’a çıkmış ve Hilâl,
Giresunspor kulüplerine mensup bir gençlik grubu tarafından hararetle
istikbal (karşılama) edilmiştir.
Giresun
ve Ordu maçlarının münasebetsiz bir şekilde ortaya çıkmasına rağmen
bayramın ikinci günü Giresunspor kulübü sarı ve lacivert formalarıyla
Tayyare Meydanı’nda hazırlanan sahada ayak alıştırırken, yeşil-beyaz
bayraklarının altında çok zarif formalarıyla Görele takımı sahaya dahil
oldu.
Havanın
puslu olması seyircilerin adedini çok azaltmıştı. Saat on beş…. Zaman
zaman serpen sonra dinen bir yağmur ve oldukça hatırı sayılır bir
karayel…. Hakem Nevzat Bey’in düdüğü oyuncuları hazır bir vaziyete
getirdi. İlk hücum Giresunspor kulübü tarafından yapılıyor. Rüzgarı
lehlerine alan spor Kulübü iyi bir anlaşma ile kolayca Görele kalesine
iniyorlardı. Çok zarif oyunları, çevik haraketleri, hatta harika denilecek
derecede gösterdiği fedakârlıklarıyla nazar-ı dikkati celp eden Görele’nin
mini mini kalecisi çok defa muhalif tarafa mensup olanlar tarafından bile alkışlanıyordu.
Sahaya ilk defa girildiği için biraz şaşkınlık gösteren Görele, yavaş
yavaş çok muntazam bir oyuna başlıyor…. (Beklerken) birinden aldığı
uzun pası yıldırım gibi süratle ayağına alan ve her iki takımın en küçük
oyuncusu olan Görele merkez mühacimi (hücum oyuncusu) eğrile kıvrıla
Giresun kalesine yaklaştı, ani bir şutla soldan topu kaleye soktu. Yirminci
dakikada yapılan bu gayri muntazar (beklenmeyen) sayı her iki takımı da
hararetlendirdi. Oyun büyük bir centilmenlikle devam ediyordu. Her iki kale
arasında top muntazam fasılalarla gidip geliyor, başka sayı yapılamıyordu.
Birbiri arkasına bir Osman, diğeri Selahattin Beyler tarafından çekilen iki
penaltı şutunu Görele kalecisi emsalsiz bir surette kurtarmıştı…. Düdük
çaldığı zaman birinci haftayımdan Görele sıfıra karşı birle muzafferen
(üstün gelme) çıkıyordu.
İkinci
düdük yine çaldı. Oyuncular yine muntazam ve nezih oyunlarına başladılar.
Giresunspor da bahemâl galip gelmek surette tehdit ediyordu. Oyunun sonlarına
doğru ümit edilmedik bir anda Görele müdafilerinden birinin düşmesi Spor
kulübüne bir sayı kazandırdı. Yine küçük merkez mühâcimin ayağında
Spor kalesine gelen top nasılsa içeriye girmedi. Oyun hiddetlenmişti. Osman
Bey, bir penaltı şutunu yine Görele kalesine sokmaya muvafık olabilirdi.
Ancak penaltılar sayesinde (üstün gelme) bire iki ile temin edebilen
Giresunspor şampiyonu Spor kulübü, Görele’nin ufak, fakat çevik fenni
oyuncuları karşısında hayli yorulmuşlar, hatta epeyi de mağlubiyet
heyacanları geçirmişlerdi. Sahadan ayrılırken herkesin bu mini mini komşu
kasabanın faal sporcularına karşı derin bir takdiri vardır.
Görele
takımından kaleci, merkez mühacim Mehmet Rıza Bey, müdafiler çok muvafık
oldular.
Spor
kulübünden Hamdi, Selahattin, Sebahattin, Osman Beyler çok güzel oynadılar.
1.3. YEŞİLYALI İDMAN OCAĞI
Türkiye’de
futbola olan ilgi etkisini Giresun’da da göstermişti. Sadık Sarısaman’a
göre Cumhuriyetin ilk yıllarında Giresun’da ilk futbol kulübü 5 Mart 1925
tarihinde nizamnamesini oluşturarak kurulan Giresun İdman Ocağı’dır.
Vilayetten sonra bu futbol tutkusu ilçe ve nahiyelere de yayıldı. Bunlardan Görele
Yeşilyalı İdman Ocağı 2 Ekim 1925’de, Şebinkarahisar Dikmenspor aynı yıl
içinde, Bulancakspor 28 Mart 1926 günü açılışını yapmıştır. Yine,
1926 yılı içinde Tirebolu İdman Ocağı ve Şebinkarahisar İdman Yuvası
kulüpleri faaliyete geçmiştir. Keşap Gençlik Birliği Mart 1928’de
kurulmuştur.[3]
Bu
arada Giresun Valiliği, 1927 yılı içinde futbola destek için Giresunspor
ile Hilâlspor’a 250 lira, Tirebolu ve Görelespor’a 100 lira,
Bulancakspor’a 50 lira para yardımında bulundu. Görele Belediyesi de 1928 yılı
içersinde Yeşilyalıspor’a 75 lira para yardımında bulunmuştu.[4]
Dönemin
yayın organlarından, Giresun’da on beş günde bir yayınlanan İzler
Mecmuası, Yeşilyalı İdman Ocağı hakkında, ‘’Görele’de İçtimai
Hareketler’’ başlığı altında bu spor kulübümüzün açtığı bir
‘’mahfil (toplantı yeri; oturularak, konuşulacak yer)’’ hakkında değerli
bilgi vermektedir. Dönemin yaşantısını yansıttığı için bu haberi
dergide yayınladığı şekliyle, hiç bozulmadan aynen yayınlamayı uygun
bulduk.[5]
Ayhan Yüksel’in buradaki konularla ilgili yararlanmış olduğu kaynakları aşağıda
(dipnot olarak)[6] sunmayı yararlı görüyorum.
Görele’de İçtimai Haraketler;[7] Görele; Giresun’umuzun çok şirin ve latif bir kaza merkezidir.
Karadeniz’in şiir fısıldayan sahillerinde, yemyeşil ağaçlar arasında,
kuş yuvasını andıran kuğu gibi bembeyaz evleriyle âdeta bir sayfiye
mahalli hissini veren bu kasaba, öteden beri her türlü terakkiye müsait bir
yerdir.
Şehirlerin
gürültülü ve bezdirici hayatına mukabil, burada sakin ve samimi bir hayat
vardır. Yani, huzur vardır, sükun vardır.
Son
günlerde içtimai haraketlerin kuvvetli izleri buralara kadar, kulaklarımıza
kadar gelmektedir.
Kazanın
kıymetli gençleri bir araya gelerek ‘’Yeşilyalı İdman Ocağı’’
isminde bir mahfil küşad ederek memlekete faydalı olmaya başlamışlardır.
Türk diyarının her tarafı böyle samimi mahfillere şiddetle muhtaçtır.
Kahvelerin rutubetli boğucu muhitinden kurtulup edebi bir mahfilin samimi ve sıcak
havasını teneffüs etmek, fikir yoldaşı olan gençlere hemdert olmak, hasbıhâlde
bulunmak, memleketin vatanın faydasına çalışmak hiç şüphemiz yok bütün
Türk gençlerinin arzu ettiği, gönülden
temenni ettiği bir keyfiyettir.
Bir
gençlik yetiştirmek, neslimizi çelik gibi, demir gibi yapmak için spor
hareketlerine idman mahfillerine muhtacız.
İdman
mahfilleri genç neslin gürbüz ve tüvâne yetişmesine çalışırken, diğer
taraftan medeni hayatın icâp ettiği noktaları, incelikleri bize öğretmek
vazifesini ifa edecektir. Genç Cumhuriyet hükümetimizin bugünkü idman
haraketlerini himaye ve teşvik etmesinin yegâne ser-ü hikmeti birinci ve
ikinci nokta-ı nazardan olduğunu kayda lüzum bile görmeyiz…
Böyle
olmamış olsaydı; bin bir yaramıza merhem sürmek mecburiyetinde olan hükümet-i
hazıramız, spora bol bol tahsisat vermezdi…
Bunları
yazmaktan maksadımız, Görele’nin müdrik gençlerine akıl hocası olmak değil,
tuttukları yolun ne kadar ehemmiyeti olduğunu göstermek içindir.
Görele’den
gelen haberler bizi çok memnun etmişti. Oradaki samimiyetin bütün
vilayetimize örnek olmasını arzu ediyoruz.
Görele
gençleri vakitlerini artık kahvelerde hevâî sohbetlerle değil, açmış
oldukları ‘’Yeşilyalı’’ mahfilinde faydalı hasbıhâllerle geçirmekte
imişler…
Yeşilyalı’ya mensup gençleri
tebrik ederken bütün faaliyetlerinden, Görele’nin hayat-ı içtimâîyesinden
bizleri haberdar etmelerini rica eyleriz…
[1]
Bölüm,
Ahmet Yaşar İmamoğlu’nun ‘’Görele’de
Spor ve Görelespor’’ adlı çalışmasından yararlanarak hazırlanmıştır.
Çok geniş kapsamlı olan bu çalışma sadece tarihsel açıdan ve önemli
olaylar açısından özetlemeye çalışılmıştır. Görele’de spor ve
Görelespor hakkında daha geniş bilgi edinmek isteyenlere şüphesiz bubasılmamış
çalışmayı tavsiye edilir.
[2]
Ayhan Yüksel, ‘’Görele Spor
Tarihinden’’, Görele Lisesi
Dergisi, sayı: 24 (Aralık 1999-Ocak-Şubat 2000), s.15-16.
[3]
Ayhan Yüksel, ‘’Görele Spor
Tarihinden’’, Görele Lisesi
Dergisi, sayı: 24, (Aralık 1999-Ocak-Şubat 2000), s.16.
[4]
Ayhan Yüksel, a.g.m., s.16
[5]
Ayhan Yüksel, a.g.m., s.16
[6]
Sadık Sarısaman, Cumhuriyetin İlk Yıllarında
(1923-1930) Giresun, İstanbul 1999, s.65; Mesut Özkaya, Yeşilyalı
Spor Kulübü’nün 1936 yılında Mehmet Kuğu tarafından kurulduğunu
yazmaktadır. Verilen bu tarih, herhalde federe olma tarihidir veya daha
sonra aynı isimle kurulan ikinci kulübe aittir. Bk. Mesut Özkaya,
Giresun’da Spor (1923-1986), Ankara 1987, s.29; Tirebolu’da bu tarihten
önce, ilk olarak 1924 tarihinde ‘’Tirebolu Spor Kulübü’’ adıyla
bir kulüp açılmıştı. Tirebolu Spor Kulübü ilk harici futbol müsabakasını
Tirebolu’da Görele Yeşil Yalı Spor Kulübü ile yapmıştı ve bu müsabakayı
3-1 kazanmıştı. Demek ki, Görele Yeşil Yalı Spor’un kuruluş
tarihini bu tarihten ve M.Özkaya’nın verdiği tarihten önce kabul etmek
gerekmektedir. (Cumhuriyetin Birinci 10 Yılı [yay. Cumhuriyet Kutlama
Tirebolu Neşriyat Komitesi], İstanbul 1933, s.5-6); ‘’Görele’de İçtimai
Hareketler’’, İzler Mecmuası,
nr: 6 (15 Ocak 1926), s.15.
[7]
İzler Mecmuası, nr. 6 (15 Ocak
1926), s. 15 (yayınlayan: Ayhan Yüksel, Görele
Lisesi Dergisi, sayı: 24 [Aralık 1999-Ocak-Şubat 2000], s. 16-17).