Kaynak:Ali Bilir, Geçmişten Günümüze Tüm Yönleriyele Görele, Simurg Yayınları, İstanbul,2001 Bu bölümde yer alan bilgiler, yazarın izni alınarak ve kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir veya tamamı yayınlanabilir.

1. GÖRELE’DE SPOR ve GÖRELESPOR’UN TARİHİ

 

1.1. GÖRELESPOR’UN KURULUŞ ve YAPILANMA             DÖNEMİ (1925-1941)[1]

1900 yılından sonra Osmanlı İmparatorluğun’nun başkenti İstanbul’da o tarihlerde peşpeşe kurulan, Beşiktaş Jimnastik Kulübü (1903), Galatasaray Spor klübü (1905) ve Fenerbahçe Spor klübü (1907)’nün yaptıkları futbol karşılaşmaları Doğu Karadeniz Bölgesi’nde zamanın gençliği arasında diğer spor dallarına göre büyük ilgi uyandıran ilk spor dalı olmuştu. Gençler, baba ve annelerinden uzak yerlerde gizli olarak “yamalık”tan veya mezbahanelerden aldıkları hayvan suluklarından yaptıkları toplarla mahalle aralarında veya dere boylarında buldukları sahalarda top oynuyorlardı.

Ancak, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1914 yılında I. Dünya Savaşı’na girmesi, Görele’nin Çarlık Rusyası tarafından 1915 yılında işgal edilmesi, bununla da kalınmayıp işgalin Harşıt Çayı’na kadar devam etmesi nedeniyle gençlik vatan’ın kurtuluşu peşine düşüyor, bu nedenle de spordan uzak kalıyordu.

13 Şubat 1918’den itibaren işgal orduları geldikleri gibi birer birer işgal ettikleri vatan topraklarından gittikten sonra o zaman il olarak bağlı bulunduğumuz Trabzon ve çevresinde yaşama dönüş hızlanmış ve gençler de açık açık futbol oynamaya başlamışlardı.

Trabzon’da tatil günlerinde Kavak Meydanı’nda şimdi Avni Aker Stadyumu’nun olduğu yerde gayri federe olarak oluşan takımlar arasında çok heyecanlı maçlar yapılıyordu. Yediden yetmişe herkes meşin topun peşindeydi. 9 Eylül 1922 günü Yunan Ordusu’nun İzmir’de denize dökülmesinden hemen sonra şimdiki Trabzonspor’un çekirdeğini oluşturan sarı-kırmızı renklerde Trabzon İdman Ocağı kuruluyor, bunu İdman Gücü takip ediyordu. Bu gelişme Görele gençliğini de etkisi altına almıştı. Trabzon İdman Ocağı futbol takımında, eğitimlerini Galatasaray Lisesi’nde tamamlayan Mehmet Rıza Kuğu ve kardeşi Süleyman Kuğu’nun bulunması ve Göreleli olmaları nedeniyle futbola ilgileri gün geçtikçe artıyordu. Futbol, Görele gençliğinin oynadığı tek oyun oluyordu. Mehmet Rıza Kuğu ve kardeşi, Görele’ye geldiklerinde ise maçlar yapılıyor; kardeşler tarafından futbol oyun kuralları gençliğe öğretiliyordu. Bu arada Trabzon İdman Ocağı da Mehmet Rıza Kuğu ile başarıdan başarıya koşuyor; Mehmet Rıza Kuğu takımın kaptanlığına yükseliyor, ‘’Kaptan Rıza’’ adıyla üne kavuşuyordu.

Hayatının tamamını spora ve gençliğe adayan bu büyük spor adamı Mehmet Rıza Kuğu, Trabzon'dan sık sık Görele'ye gelmekte ve gençlerle ilgilenmekte, futbolun gelişmesi için çalışmalar yapmakta ve spor kulübü kurarak bir futbol takımı oluşturmak için gayret göstermekteydi.

Kaptan Rıza’nın bu çalışmaları 1922 yılından 1925 yılı baharına kadar sürmüş, Trabzon’dan sonra da Görele’de spor kulübü kurulmasını sağlamıştı. Mehmet Rıza Kuğu kuruluş çalışmaları aşamasında, 1925 yılının Temmuz ayında kurucu üyelerle toplanıyor, hazırlıkları ve tüzüğü 12 kasım 1925 tarihinde kaymakamlık makamına teslim ederek ‘’Yeşil Yalı İdman Yurdu Gençlik ve Spor Kulübü’’’nü kurmuş oluyorlardı.. Takımın forma rengini de ‘’Yeşil-Beyaz’’ olarak belirleyen ilk kurucular şunlardır: Enver İshakbeyoğlu (öğretmen), Salim Süha Göksan (öğretmen), Yusuf Ülgen (tahrirat katibi), Tahsin Karadeniz (tüccar) ve Mehmet Rıza Kuğu. Bu kişiler aynı zamanda Görele’de sporun başlangıcına önderlik eden kişiler olarak; Görele’nin spor tarihini başlatmış oluyorlardı.

Kuruluştan sonra Görele Yeşilyalı İdman Yurdu, 1930 yılına kadar civar ilçelerde gayri federe kulüplerin futbol takımları ile bir çok maç yapmıştır. Takımın o zamanın şartlarına göre maçlara, deniz yoluyla, sandal ve motorlarla gittiği belirtilmektedir.

1930 yılından sonra ise futbol, artık merkez ilçe gençliğinin oynadığı oyun olmaktan çıkmış, köy ve mahallelere de yayılmaya başlamıştı. Bilhassa, Devge köyü gençliği en çok etki altında kalan kesimdi. Onlar, 1930 yılı başlarında kendi aralarında takım kurup, maçlar yapmaya başlamışlardı. Köylerinin alt tarafından geçen dere boyuna kendi gayretleri ile bir futbol sahası yapmış olduklarından bir ayrıcalıkları da vardı. Top oynamaya yer bulamayan gençler bu yeni sahaya akın ediyorlardı.

Yeşilyalı İdman Yurdu, sporla ilgili faaliyetlerini aralıksız sürdürmekte, futbolu ilçenin tüm yöresine yaygınlaştırmaya, yeni takımların kurulmasına yardımcı olmaya çalışıyordu. Nitekim, 1935 yılında ‘‘Tepebaşı İdman Yurdu’’ kurulmuş, çevre takımlarla maçlar yapmaya başlamıştı.

1936 yılına geldiğimizde, ‘’Görele Yurtgücü İdman Ocağı’’ kuruluyor ve ‘’Görele Spor Tarihinde’’ yerini alıyordu. Görülüyor ki kurulan takımların örnek aldıkları takım, Yeşilyalı İdman Yurdu, yaşamını II. Dünya savaşı nedeniyle 1941 yılında çıkan ‘’İlçelerde bulunan birden fazla spor kulüplerinin ‘Gençlik ve Spor Kulübü’ adı altında birleştirilmesi’’ hususundaki kanun gereğince aynı yıl diğer kulüplerle birleşerek yaşamına son veriyordu.

Kuruluş döneminde; Yeşilyalı İdman Yurdu’ndan sonra Tepebaşı İdman Yurdu ve Yurtgücü İdman Ocağı kurulmuştu.

 

1.2. GÖRELE YEŞİLYALI – GİRESUNSPOR             MÜSABAKASI

1926 Martının ilk haftasında oynandığı anlaşılan müsabakayı Yeşilyalı, Giresunspor karşısında 2-1 mağlup tamamlamıştır. Bu maç zamanın kayıtlarına aşağıdaki gibi geçmiştir.

Giresunspor: 2 – Yeşilyalı: 1[2]

Giresun’un yanı başında zaman zaman varlık ve uyanıklık haraketleri gösteren güzel ve şirin Görele bu sene Mıntıka Futbol Birinciliği maçlarına iyi ve fenni yetişmiş bir takım çıkarmak suretiyle gençlerinin faaliyeti ve müsaidesi hakkında bir fikir vermiş oldu.

Görele takımı bayramdan bir gün evvel Hilâl vapuruyla Giresun’a çıkmış ve Hilâl, Giresunspor kulüplerine mensup bir gençlik grubu tarafından hararetle istikbal (karşılama) edilmiştir.

Giresun ve Ordu maçlarının münasebetsiz bir şekilde ortaya çıkmasına rağmen bayramın ikinci günü Giresunspor kulübü sarı ve lacivert formalarıyla Tayyare Meydanı’nda hazırlanan sahada ayak alıştırırken, yeşil-beyaz bayraklarının altında çok zarif formalarıyla Görele takımı sahaya dahil oldu.

Havanın puslu olması seyircilerin adedini çok azaltmıştı. Saat on beş…. Zaman zaman serpen sonra dinen bir yağmur ve oldukça hatırı sayılır bir karayel…. Hakem Nevzat Bey’in düdüğü oyuncuları hazır bir vaziyete getirdi. İlk hücum Giresunspor kulübü tarafından yapılıyor. Rüzgarı lehlerine alan spor Kulübü iyi bir anlaşma ile kolayca Görele kalesine iniyorlardı. Çok zarif oyunları, çevik haraketleri, hatta harika denilecek derecede gösterdiği fedakârlıklarıyla nazar-ı dikkati celp eden Görele’nin mini mini kalecisi çok defa muhalif tarafa mensup olanlar tarafından bile alkışlanıyordu. Sahaya ilk defa girildiği için biraz şaşkınlık gösteren Görele, yavaş yavaş çok muntazam bir oyuna başlıyor…. (Beklerken) birinden aldığı uzun pası yıldırım gibi süratle ayağına alan ve her iki takımın en küçük oyuncusu olan Görele merkez mühacimi (hücum oyuncusu) eğrile kıvrıla Giresun kalesine yaklaştı, ani bir şutla soldan topu kaleye soktu. Yirminci dakikada yapılan bu gayri muntazar (beklenmeyen) sayı her iki takımı da hararetlendirdi. Oyun büyük bir centilmenlikle devam ediyordu. Her iki kale arasında top muntazam fasılalarla gidip geliyor, başka sayı yapılamıyordu. Birbiri arkasına bir Osman, diğeri Selahattin Beyler tarafından çekilen iki penaltı şutunu Görele kalecisi emsalsiz bir surette kurtarmıştı…. Düdük çaldığı zaman birinci haftayımdan Görele sıfıra karşı birle muzafferen (üstün gelme) çıkıyordu.

İkinci düdük yine çaldı. Oyuncular yine muntazam ve nezih oyunlarına başladılar. Giresunspor da bahemâl galip gelmek surette tehdit ediyordu. Oyunun sonlarına doğru ümit edilmedik bir anda Görele müdafilerinden birinin düşmesi Spor kulübüne bir sayı kazandırdı. Yine küçük merkez mühâcimin ayağında Spor kalesine gelen top nasılsa içeriye girmedi. Oyun hiddetlenmişti. Osman Bey, bir penaltı şutunu yine Görele kalesine sokmaya muvafık olabilirdi. Ancak penaltılar sayesinde (üstün gelme) bire iki ile temin edebilen Giresunspor şampiyonu Spor kulübü, Görele’nin ufak, fakat çevik fenni oyuncuları karşısında hayli yorulmuşlar, hatta epeyi de mağlubiyet heyacanları geçirmişlerdi. Sahadan ayrılırken herkesin bu mini mini komşu kasabanın faal sporcularına karşı derin bir takdiri vardır.

Görele takımından kaleci, merkez mühacim Mehmet Rıza Bey, müdafiler çok muvafık oldular.

Spor kulübünden Hamdi, Selahattin, Sebahattin, Osman Beyler çok güzel oynadılar.

 

1.3. YEŞİLYALI İDMAN OCAĞI

Türkiye’de futbola olan ilgi etkisini Giresun’da da göstermişti. Sadık Sarısaman’a göre Cumhuriyetin ilk yıllarında Giresun’da ilk futbol kulübü 5 Mart 1925 tarihinde nizamnamesini oluşturarak kurulan Giresun İdman Ocağı’dır. Vilayetten sonra bu futbol tutkusu ilçe ve nahiyelere de yayıldı. Bunlardan Görele Yeşilyalı İdman Ocağı 2 Ekim 1925’de, Şebinkarahisar Dikmenspor aynı yıl içinde, Bulancakspor 28 Mart 1926 günü açılışını yapmıştır. Yine, 1926 yılı içinde Tirebolu İdman Ocağı ve Şebinkarahisar İdman Yuvası kulüpleri faaliyete geçmiştir. Keşap Gençlik Birliği Mart 1928’de kurulmuştur.[3]

Bu arada Giresun Valiliği, 1927 yılı içinde futbola destek için Giresunspor ile Hilâlspor’a 250 lira, Tirebolu ve Görelespor’a 100 lira, Bulancakspor’a 50 lira para yardımında bulundu. Görele Belediyesi de 1928 yılı içersinde Yeşilyalıspor’a 75 lira para yardımında bulunmuştu.[4]

Dönemin yayın organlarından, Giresun’da on beş günde bir yayınlanan İzler Mecmuası, Yeşilyalı İdman Ocağı hakkında, ‘’Görele’de İçtimai Hareketler’’ başlığı altında bu spor kulübümüzün açtığı bir ‘’mahfil (toplantı yeri; oturularak, konuşulacak yer)’’ hakkında değerli bilgi vermektedir. Dönemin yaşantısını yansıttığı için bu haberi dergide yayınladığı şekliyle, hiç bozulmadan aynen yayınlamayı uygun bulduk.[5] Ayhan Yüksel’in buradaki konularla ilgili yararlanmış olduğu kaynakları aşağıda (dipnot olarak)[6] sunmayı yararlı görüyorum.

Görele’de İçtimai Haraketler;[7] Görele; Giresun’umuzun çok şirin ve latif bir kaza merkezidir. Karadeniz’in şiir fısıldayan sahillerinde, yemyeşil ağaçlar arasında, kuş yuvasını andıran kuğu gibi bembeyaz evleriyle âdeta bir sayfiye mahalli hissini veren bu kasaba, öteden beri her türlü terakkiye müsait bir yerdir.

Şehirlerin gürültülü ve bezdirici hayatına mukabil, burada sakin ve samimi bir hayat vardır. Yani, huzur vardır, sükun vardır.

Son günlerde içtimai haraketlerin kuvvetli izleri buralara kadar, kulaklarımıza kadar gelmektedir.

Kazanın kıymetli gençleri bir araya gelerek ‘’Yeşilyalı İdman Ocağı’’ isminde bir mahfil küşad ederek memlekete faydalı olmaya başlamışlardır. Türk diyarının her tarafı böyle samimi mahfillere şiddetle muhtaçtır. Kahvelerin rutubetli boğucu muhitinden kurtulup edebi bir mahfilin samimi ve sıcak havasını teneffüs etmek, fikir yoldaşı olan gençlere hemdert olmak, hasbıhâlde bulunmak, memleketin vatanın faydasına çalışmak hiç şüphemiz yok bütün Türk gençlerinin  arzu ettiği, gönülden temenni ettiği bir keyfiyettir.

Bir gençlik yetiştirmek, neslimizi çelik gibi, demir gibi yapmak için spor hareketlerine idman mahfillerine muhtacız.

İdman mahfilleri genç neslin gürbüz ve tüvâne yetişmesine çalışırken, diğer  taraftan medeni hayatın icâp ettiği noktaları, incelikleri bize öğretmek vazifesini ifa edecektir. Genç Cumhuriyet hükümetimizin bugünkü idman haraketlerini himaye ve teşvik etmesinin yegâne ser-ü hikmeti birinci ve ikinci nokta-ı nazardan olduğunu kayda lüzum bile görmeyiz…

Böyle olmamış olsaydı; bin bir yaramıza merhem sürmek mecburiyetinde olan hükümet-i hazıramız, spora bol bol tahsisat vermezdi…

Bunları yazmaktan maksadımız, Görele’nin müdrik gençlerine akıl hocası olmak değil, tuttukları yolun ne kadar ehemmiyeti olduğunu göstermek içindir.

Görele’den gelen haberler bizi çok memnun etmişti. Oradaki samimiyetin bütün vilayetimize örnek olmasını arzu ediyoruz.

Görele gençleri vakitlerini artık kahvelerde hevâî sohbetlerle değil, açmış oldukları ‘’Yeşilyalı’’ mahfilinde faydalı hasbıhâllerle geçirmekte imişler…

Yeşilyalı’ya mensup gençleri tebrik ederken bütün faaliyetlerinden, Görele’nin hayat-ı içtimâîyesinden bizleri haberdar etmelerini rica eyleriz…

 



[1] Bölüm, Ahmet Yaşar İmamoğlu’nun ‘’Görele’de Spor ve Görelespor’’ adlı çalışmasından yararlanarak hazırlanmıştır. Çok geniş kapsamlı olan bu çalışma sadece tarihsel açıdan ve önemli olaylar açısından özetlemeye çalışılmıştır. Görele’de spor ve Görelespor hakkında daha geniş bilgi edinmek isteyenlere şüphesiz bubasılmamış çalışmayı tavsiye edilir.

[2] Ayhan Yüksel, ‘’Görele Spor Tarihinden’’, Görele Lisesi Dergisi, sayı: 24 (Aralık 1999-Ocak-Şubat 2000), s.15-16.

[3] Ayhan Yüksel, ‘’Görele Spor Tarihinden’’, Görele Lisesi Dergisi, sayı: 24, (Aralık 1999-Ocak-Şubat 2000), s.16.

[4] Ayhan Yüksel, a.g.m., s.16

[5] Ayhan Yüksel, a.g.m., s.16

[6] Sadık Sarısaman, Cumhuriyetin İlk Yıllarında (1923-1930) Giresun, İstanbul 1999, s.65; Mesut Özkaya, Yeşilyalı Spor Kulübü’nün 1936 yılında Mehmet Kuğu tarafından kurulduğunu yazmaktadır. Verilen bu tarih, herhalde federe olma tarihidir veya daha sonra aynı isimle kurulan ikinci kulübe aittir. Bk. Mesut Özkaya, Giresun’da Spor (1923-1986), Ankara 1987, s.29; Tirebolu’da bu tarihten önce, ilk olarak 1924 tarihinde ‘’Tirebolu Spor Kulübü’’ adıyla bir kulüp açılmıştı. Tirebolu Spor Kulübü ilk harici futbol müsabakasını Tirebolu’da Görele Yeşil Yalı Spor Kulübü ile yapmıştı ve bu müsabakayı 3-1 kazanmıştı. Demek ki, Görele Yeşil Yalı Spor’un kuruluş tarihini bu tarihten ve M.Özkaya’nın verdiği tarihten önce kabul etmek gerekmektedir. (Cumhuriyetin Birinci 10 Yılı [yay. Cumhuriyet Kutlama Tirebolu Neşriyat Komitesi], İstanbul 1933, s.5-6); ‘’Görele’de İçtimai Hareketler’’, İzler Mecmuası, nr: 6 (15 Ocak 1926), s.15.

[7] İzler Mecmuası, nr. 6 (15 Ocak 1926), s. 15 (yayınlayan: Ayhan Yüksel, Görele Lisesi Dergisi, sayı: 24 [Aralık 1999-Ocak-Şubat 2000], s. 16-17).

<<<Ana Sayfa                          Sonraki Sayfa>>>